yunanistan-türk-düsmanligi

Yunanistan’da ırkçılar Türkçe kelimeden rahatsız oldu

Batı Trakya’da Türklere yönelik ırkçılık bir kez daha görüldü. İskeçe Belediyesi, her yıl binlerce kişinin katıldığı “Eski Şehir Festivali” için tanıtım filmi hazırladı. Film, Yunanca, Bulgarca ve Türkçe yayınlandı. Ancak, Türkçe hazırlanan tanıtım filmi Yunan ırkçıları rahatsız etti. Sebebi ise Türkçe film ve broşürde kentin Yunanca ismi olan Ksanthi’nin yanı sıra Türkçe adı ‘İskeçe’ye de yer verilmesi. Tepkilerin ardından Türkçe tanıtım filmi yayından kaldırıldı. İskeçe Belediye Başkanı Manolis Çepelis özür diledi, İskeçe Kültür Merkezi Başkanı İlias Askaridis de istifa etmek zorunda kaldı. Askaridis, Türkiye’deki turizm pazarına da hitap eden ancak hedefine ulaşamayan tanıtım filminin sorumluluğunu üstlendiğini ifade etti. Osmanlı Tarihçisi Yorgos Bacakidis ise ırkçı yaklaşımlara tepki gösterdi ve İskeçe’de yaşayanların yarısının Türk azınlık olduğunu hatırlattı: “Yıllardır burada yaşayan biri olarak iki farklı din ve ırka ait halkların her zaman uyum içinde, barış ve kardeşlik ilkeleriyle yaşaması için savaş verdim. Bizim için Ksanthi veya İskeçe olması önemli değil, önemli olan bu bölgenin kalkınabilmesi. Atalarından o şekilde öğrenmişler. Tabii ki İskeçe diyecekler.” Bacadikis, Irkçılık yüzünden İskeçe’nin turizm konusunda gelişemediğine dikkati çekti.

Yunanistan Türk azınlığı sindirme politikalarına devam ediyor

Yunanistan Türk azınlığa baskı uygulamayı sürdürüyor. Yunan hükümeti yine bir skandala imza attı. Uluslararası hukuk ve AİHM kararlarını yok saydı. Türk kelimesi geçen isimlerle dernek kurulmasının yasaklanmasına karar verdi. Yunanistan’ın uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak verdiği bu karara Batı Trakya Türkleri tepki gösterdi ve cuma günü gösteri düzenlenmesi kararlaştırıldı. Öte yandan Batı Trakya’da, İskeçe Türk Birliği’nin (İTB), “Yunan mahkemelerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına adaptasyonu”na yönelik yasal düzenlemenin ardından resmi statüsünün iadesi için açtığı dava da Yunanistan Yüksek Mahkemesince reddedildi. İTB’nin resmiyetinin yeniden tescil edilmesine yönelik 38 yıldır sürdürdüğü ve AİHM tarafından haklı görülen hukuk mücadelesine Yunan mahkemelerinden olumlu cevap gelmemesi, demokrasi ve azınlık hakları kavramlarıyla bağdaşmıyor.

Türk azınlığın kurduğu dernekler kapatıldı

1983 yılında Batı Trakya’da, İTB isminin içinde Türk kelimesi geçtiği için kapatılmıştı. İTB, bu kararın ardından 2005’te konuyu AİHM’e taşımıştı. Dava 2008’de karara bağlandı. AİHM, Türk azınlığa ait derneklerin kapatılmasıyla “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme hakkıyla ilgili 11. maddesinin ihlal edildiği” görüşüne vardı ve Yunanistan’ı mahkum etti. Ancak İTB,’nin AİHM kararına dayanarak, resmi statüsünün iadesi için açtığı dava Yunan mahkemelerince reddedildi. Yunan mahkemelerinin, AİHM kararlarına adaptasyonuna yönelik yasal düzenleme, muhalefet partilerinin itirazı üzerine “Milli güvenlik söz konusu olduğunda, karar uygulanmayabilir.” ifadesi eklendi ve 2017’de Yunan Parlamentosunda onaylanmıştı. Yunanistan, Batı Trakya’daki Türk azınlığın kurduğu bazı dernekleri, Türklerin etnik azınlık olduğu görüşünü savunmak amacıyla kurulduğu iddiasıyla faaliyetlerine izin vermedi ve kapattı. AİHM ise Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) toplanma ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 11. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme, derneklerin kuruluş amaçlarının Yunanistan’da etnik azınlık olduğu görünüşünü savunmak olduğunu söyledi. Böyle olsa bile bu durumun demokratik toplum için tehdit olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine vardı.

Scroll Up
Visit Us On TwitterVisit Us On Facebook